İçeriğe geç
MD PsikiyatriUzm. Dr. Mustafa Dağlı

Yaklaşım felsefesi

Psikiyatri Anlama Sanatıdır

Bir tanıyı koymak ile bir insanı anlamak aynı şey değildir. Bu yazı, yaklaşımımın temelindeki 'anlama' kavramını anlatır.

Gerek günlük yaşamda gerekse eğitim ve iş hayatında, kişilerin ruh sağlığına zarar veren sayısız etmen vardır: iletişim araçlarından edinilen her türlü enformasyon, çevresel etkenler… Düşünün ki bir kişiye evde ailesi, okulda öğretmenleri, sokakta tanıdıkları; kitle iletişim araçlarında izledikleri, dinledikleri ve okudukları hep yanlış beslenme önerilerinde bulunuyor; üstelik bu gıdalar da çevre kirliliğinden nasibini alıyor… Bu kadar yanlışın içinde, o kişinin sağlıklı bir bedene sahip olmasının zorluğunu tahmin edebilirsiniz.

Ruh sağlığımız da benzer şekilde yanlışların, müdahalelerin, travmaların ve toplumsal olayların etkisiyle çoğu zaman yaralar alabiliyor. Yaşam boyu karşılaştığımız güçlüklerin çoğunda olduğu gibi, psikolojik sorunların da çözümü oluşması kadar kolay olamıyor ne yazık ki… Sorunu fark etmek veya tanıyı koymak yetmiyor; bunu çoğu kez iyi bir arkadaş veya ilgili bir aile bireyi bile yapabilir. Sorunun kişiye özgü bileşenlerini ve kişinin kendi gerçekliğindeki tezahürünü görebilmek, yani kişiyi anlamak gerekir.

Anlaşılmak, günümüz insanının en büyük açlığı belki de… Ancak anlama yetisini çocuklarımıza ve insanlarımıza kazandırma yönünde pek çabamız yok. Belki de bilmediğimizden; insan, bilmediği bir şeyi öğretemez çünkü…

İyi niyetlilerimiz anlayışlı olmaya çalışarak, daha gayretlilerimiz ise empati kurarak yardımcı olmaya çalışır. Empatide kılavuzumuz 'Benim başıma gelseydi, ben olsaydım ne yapardım?' gibi sorulardır. Oysa her yara, farklı kişilerde farklı acılara sebep olabilir; kimini ise acıtmaz bile… Anlamak, karşınızdaki insanı onun koşullarıyla değerlendirebilmek ve hissettiklerinin o kişi için ne anlama geldiğini görebilmektir.

Empati, sorunu kendi dilimizde okumak; anlamak ise sorunu sahibinin diliyle okuyabilmektir.

Yeryüzündeki insan sayısı kadar dil var bence: Betül'ce, Levent'çe, Selin'ce, Alex'çe… Betül'ceyi öğrenmeden onu anlamak mümkün olabilir mi? İşini iyi yapan bir psikiyatrın işe Betül'ceyi öğrenerek — yansız, ön yargısız, sabırla dinleyerek ve anlamaya çalışarak — başlaması gerektiğine inanıyorum. Betül Hanım'ın da yakınmalarını açık ve ayrıntılı aktararak kendi dilinin öğrenilmesinin yolunu açacağını, böylece hekiminin işini kolaylaştıracağını düşünüyorum.

Anlama ve anlaşılabilme dileğiyle…

Uzm. Dr. Mustafa Dağlı

Randevu Al